6. İNSAN ODAKLI YAŞAM KÜLTÜRÜNE GÖRE İNSAN HAKLARI VE SORUMLULUKLARI
1. İNSANIN TANIMI.
İnsan haklarının tüm dünyada iyi bir şekilde anlaşılıp herkes tarafından uygulanabilmesi için, önce insanın tanımında anlaşmak gerekir. Onu hayvanlardan ayıran özelliklerin iyi belirlenmesi uygun olur.
Şu soruları kendimize sormakta fayda var:
—İnsanı diğer çanlılardan ayıran temel özellik sadece dış görünüşü müdür?
—İnsan sadece yeme içme barınma gibi temel ihtiyaçları olan biraz da düşünen bir varlık mıdır?
İnsan kendi varlığının farkında olan, gerçek olgularla düşünen muhakeme yapan, sorgulayan, sürekli olarak kendisini geliştiren, etrafındaki fiziki ve sosyal çevreyi kendi ihtiyaçları doğrultusunda devamlı olarak değiştiren ve geliştiren bir varlıktır.
İnsan bedensel ihtiyaçlarının yanında, sevme, sevilme, takdir edilme gibi pek çok ruhsal ihtiyaçları da olan bir varlıktır.
İnsan sosyal bir varlıktır, bir toplumun veya topluluğun parçası olma, güvenlik, statü sahibi olma, kendini ait olduğunu hissettiği grup tarafından kabul görme, gibi sosyal gereksinimleri olan bir varlıktır.
Bütün bedensel ve ruhsal ihtiyaçları tam olarak giderildiğinde insan gerçekten kendisine, yakın çevresine ve insanlığa faydalı bir varlık haline gelir.
Bedensel veya ruhsal ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamayan insanlarda değişik bedensel ve ruhsal sorunlar ortaya çıkmaktadır.
2. YENİ İNSAN HAKLARI VE SORUMLULUKLARI NASIL OLMALIDIR:
İnsan haklarını ve sorumluluklarının daha iyi anlaşılıp uygulanması için Temel Esaslar ile Haklar ve Sorumluluklar olarak iki bölümde ele alınması uygun olur.
A. TEMEL ESASLAR:
1. İnsan; iki ayağı üzerinde dik duran, gelişmiş bir beyine, soyut düşünme yeteneğine ve dil kullanma becerisine sahip bir varlıktır. Kendi varlığının farkında olması, Rasyonelliği ve zekâsı gibi üst düzeyde düşünmesi ve sorgulamasını sağlayan özellikler, insanı “insan” yapan özellikler olarak sayılmaktadır.
İnsan bedensel ihtiyaçlarının yanında ruhsal ve sosyal ihtiyaçları da olan bir varlıktır. Ancak bütün ihtiyaçları tam olarak karşılandığında gelişir,“gerçek insan” olur
2. Bütün insanlar, kuruluşlar, devletler veya örgütler, insanların birinci maddede yazan tanıma uygun şekilde gelişmesi için bütün gayretleri ile çalışırlar.
Hiçbir insan, kuruluş, devlet veya örgüt, insan haklarına aykırı tutum ve eylem içerisinde bulunamaz. Bu tür eylem içerisinde olanlara müsamaha ve hoşgörü gösteremez.
B. HAKLAR VE SORUMLULUKLAR:
Aşağıda sadece mevcut insan haklarında yapılması önerilen değişiklik ve ilavelere yer verilmiştir. Diğerlerinin mevcut haliyle uygulanması uygun olur. Değişiklik önerileri kalın yazı ile yazılmıştır.
Değişiklik önerilerinin altında gerekçesi de izah edilmiştir.
Aşağıda yazılı olan 30 maddelik haklar ve sorumluluklar hiçbir şekilde yukarıda yer alan temel esaslara aykırı olarak yorumlanıp uygulanamaz.
Madde 16
Evlilik çağına varan her erkek ve kadın, ırk, uyrukluk veya din bakımından hiçbir kısıtlamaya tabi olmaksızın evlenmek ve aile kurmak hakkına haizdir. Her erkek ve kadın evlenme konusunda, evlilik süresince ve evliliğin sona ermesinde eşit hakları haizdir. Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır. Aile, cemiyetin tabii ve temel unsurudur, cemiyet ve devlet tarafından korunmak hakkını haizdir.
Herkes, çocuk sahibi olma hakkına sahiptir. Bu hak, ebeveynlerin, çocuğun bedensel ve ruhsal olarak iyi yetiştirilmesi sorumluluğunu içerir ve sahip olunacak çocuk sayısı, bireyin ve ailenin sosyal ve ekonomik durumuna bağlı olarak sınırlanabilir.
Değişiklik gerekçeleri:
- İkinci paragraf yeni ilave edilmiştir. Fakir ve eğitimsiz ailelerde çok çocuk sahibi olma temayülü fazladır. Çocuklarına karşı bir sorumluluk hisleri yoktur. Bunun önüne geçmek için yasal düzenlemeler yapılması gerekir.
- Ailelerden sahip olunan her çocuk için, ayrı bir oda, uygun sağlıklı yaşam koşulları ve eğitim, sağlık giderlerini karşılama kamu tarafından talep edilebilir.
- Fakir ve eğitimsiz olup kontrolsüz şekilde çok sayıda çocuk sahibi olan ailelerin çocuklarını istismarının önüne geçilmiş olur.
- Çok sayıda çocuk sahibi olup, bunlara gerekli maddi manevi ilgiyi göstermeyen aileler, az sayıda çocuk sahibi olup, bunu en iyi şekilde yetiştirmek için çaba gösteren ailelerin hakkını gasp etmektedir.
Madde 17
Her şahıs tek başına veya başkalarıyla birlikte finansal varlık, mal ve mülk sahibi olmak hakkını haizdir. Hiç kimse keyfi olarak finansal varlık, mal ve mülkünden mahrum edilemez. Bu hak diğer insanları mahrum ve yoksun bırakacak kadar aşırı olamaz. Çocukların belirli yaşa gelinceye kadar mal ve mülklerini vasileri kontrol eder. Ortalama insan ömrü esas alınarak, belirli bir yaştan sonra sahip olunan tüm finansal varlıklar, mal ve mülkler yasal varislere veya kişinin uygun gördüğü şahıs veya kurumlara devredilir. Bu devirde bireyin ölünceye kadar yaşamı, bakımı ve sağlığı ile ilgili giderlerin kimler tarafından nasıl sağlanacağı da belirli bir esasa bağlanır.
Değişiklik gerekçeleri:
- Dünyanın kaynakları sınırlıdır. Dünyadaki gelir dağılımındaki ortaya çıkan adaletsizlik nedeniyle en üst gelir gurubunda olan insanların alım gücü çok yüksektir. Bu gruptaki insanların sonsuz derecede olan aşırı lüks düşkünlükleri nedeniyle dünyanın kaynaklarının önemli bölümü bu insanlarca müsrif bir şekilde kullanılmaktadır. Bu durum diğer insanların en temel hakkı olan yaşama hakkını bile tehdit eder duruma gelmiştir.
- İnsanların ev, araba, kıyafet v.s. kapsayacak şekilde tüm şahsi harcamalarına yasalarla bir limit getirilmesi doğru bir yaklaşım olur.
- İnsanların ömrünün sonuna kadar sahip olduğu maddi gücü kullanarak, sevgiden yoksun bir şekilde etrafındaki insanları ve insanlığı kontrol etmesi, hırs, kin ve nefret duygularını körükleyerek insanlar arasındaki sevgi ve saygıyı yok etmektedir.
- Çocukların belli bir yaşa kadar sağlıklı düşünemeyeceği göz önüne alınarak (Bu çoğu ülkede 18 yaş olarak uygulanmaktadır.) sahip olduğu bütün finansal varlıklar ile malı ve mülkü vasisi tarafından kontrol edilmektedir. Aynı şekilde insanlar yaşlandığında çocuklaşmaktadır. Malı mülkü ve servetinin yönetimi hakkında doğru kararlar verememektedir. (Özellikle zihinsel aktivitesi az olan eğitimsiz insanlarda bu durum daha da vahimdir.) Dünya görüşünü beğenmedikleri çocuklarını sahip olduğu servetten mahrum etmeye çalışmaktadır. Ortalama insan ömrü esas alınarak buna göre yaşlıların vesayet altına alınacakları yaş belirlenebilir.
- Teknolojideki gelişmelere bağlı olarak, insan ömrü uzamaktadır. İnsanlık çok yaşlı insanların yaşamın bütün alanlarını kontrol ettikleri bir döneme girmektedir.
- Teknolojideki gelişmeler geniş halk kitlelerinin kontrol edilmesini ve yönlendirilmesini kolaylaştırmaktadır. Son nefesini verene kadar gücü elinde bulundurma hırsı ile yaşayan insanlar tüm insanlık için bir tehdit oluşturacaktır.
- Bu uygulama insanları (özellikle büyük maddi imkâna sahip insanlar), belirli bir yaştan sonra dünyevi hırslardan arınıp, bütün insanlığın yararına olan konularla ilgilenmeye yönlendirir, maddi güç, bilgi ve tecrübelerini tüm insanlık için kullanma imkânı sağlar.
Madde 18
Her şahsın, diğer insanlara ve tüm çanlılara karşı şiddet içermemesi koşulu ile fikir, vicdan ve din hürriyetine hakkı vardır; bu hak, din veya kanaat değiştirmek hürriyeti, dinini veya kanaatini tek başına veya topluca, açık olarak veya özel surette, öğretim, tatbikat, ibadet ve ayinlerle izhar etmek hürriyetini içerir. İnsanlar arasındaki siyasal, ekonomik ve sosyal yaşam günün gereksinimlerine göre değişen, bilimin ışığında oluşturulan kurallar ve yasalarla yürütülür. Hiçbir dini inanç insanı insan yapan ve temel esaslar bölümünde gösterilen, düşünme sorgulama hakkını elinden alamaz.
Değişiklik gerekçeleri:
- Bazı radikal insanlar kendi inancından olmayan kişilere karşı kin ve nefret duyguları ile hareket etmektedir. Kendinden olmayanlara karşı uygulanacak her türlü şiddeti bir dini inanç, tanrı buyruğu gibi öğretmektedir.
- Bizim ülkemizde ve dünyanın pek çok yerinde eskiden gelen pek çok örf ve adet, dini bir inanç gibi öğretilmektedir. Yani tanrı buyruğu olarak nitelendirilerek, değiştirilemeyen ve sorgulanmayan bir hal almaktadır. Bu da insanın ve insanlığın gelişimine engel olmaktadır.
- Pek çok cahil anne ve baba dini çocuklarının üzerinde hâkimiyet, baskı kurmanın aracı olarak kullanmaktadır.
- Bütün dinlerin ortak amacı; Tüm insanları, ahlak sahibi, tüm insanlığa ve evrene saygılı bireyler haline getirmek, onları her türlü kötü düşünceden uzaklaştırmak, yaşamlarına bir mana kazandırmaktır. Bu amaca ulaşmak için bütün dinler insanları dünyevi uğraşlardan uzaklaştırıp, kendiyle yüzleşeceği değişik meditasyon ( ibadet ) yöntemlerini mecbur kılmıştır. Ana amaçtan uzaklaşan insanlar ibadetin sadece şekli yönüyle ilgilenmektedir. Yani yapılan ibadetler amacına ulaşamamaktadır.
Madde 19
Her ferdin fikir ve fikirlerini açıklamak hürriyetine hakkı vardır. Bu hak fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, memleket sınırları mevzubahis olmaksızın malumat ve fikirleri her vasıta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkını içerir.
Yazılı ve görsel basın ile internet dâhil bütün haberleşme araçlarının, tarafsız ve doğru bilgi vermesi gerekir. Bu vasıtaların sahiplerinin, ticaret ve siyasetle uğraşmaları önlenmeli, tek işleri bu olmalıdır. İnternet, görsel ve yazılı basın üzerinde halkı şiddete yönlendiren yayın yapmadığı sürece sansür veya yasaklama uygulanamaz. Tarafsız, yayın yapan basın, demokrasinin ve insan haklarının vazgeçilmez unsurudur.
Değişiklik gerekçeleri:
- Televizyon ve internet günlük yaşamımızın her alanına girmiştir. Kitap okuma alışkanlığı oldukça azalmıştır. Buradan elde ettiğimiz bilgilerle, siyasal, sosyal her türlü kararı veriyoruz. Bu vasıtaların kötü niyetli insanların eline geçmesi önlenmelidir.
- Basın artık demokrasilerde, 4 üncü kuvvet olarak nitelendirilmektedir. Bu kuvvetin, siyasal iktidarların etkisinde ve baskısından muhakkak korunması gerekir.
- Basın bağımsızlığı en az (hatta daha fazla) yargı bağımsızlığı kadar önemlidir. Basının bağımsız olmadığı ülkelerde insanlar rahatlıkla maniple edilerek, robotlaştırılabilmektedir. Örneğin, rakip bir liderin yaptığı uzun bir konuşmadan alınan bir cümle söyleniş amacının dışında başka bir mana verilerek, tekrar, tekrar televizyonlarda yayınlanmak sureti ile insanlar yanlış yönlendirilebilmektedir.
- Büyük görsel ve yazılı basının çoğunun siyasal iktidara yakın bir takım iş adamlarınca kontrol edildiği ülkelerde yönetim biçimi demokratik bir yönetim olmaktan çıkıp, oligarşi yönetimi (bir sınıf veya zümreye dayalı yönetim) halini alır. Bunun muhakkak önlenmesi gerekir.
3. CÖZÜM ÖNERİLERİ:
İnsan hakları ve sorumluluklarının, bütün dünyada ortak bir dünya görüşü olarak benimsenip uygulanması yönünde gayret sarf edilmesi gerekir.
Bu konuda her ülkede sadece çocukları eğitmek yeterli olmayacaktır. Yetişkin insanların da eğitilmesi ve yaşamın bütün alanlarında uygulanmasının sağlanması bütün insanların ve toplulukların hedefi olmalıdır.
Özellikle, insanların davranışlarına yön veren, etrafındaki canlı ve cansız varlıklara karşı tutumlarını belirleyen ana unsurlardan biri olan dini inancın bağnazlığından kurtarılması gerekir. İnsanın tanımına uygun şekilde sorgulama, düşünme ve kendi farkındalığını geliştirme becerisini elinden alacak her türlü dini siyasi söylem ve uygulamaların sonlandırılması gerekir.
İnsan hakları ve sorumluluklarının tam olarak uygulanıp tüm insanlığa mal edilmesi uzun zaman alabilir. Bu husustaki mücadeleden asla vazgeçilmemesi ve sürekli geliştirilmesi gerekir.
Özellikle felaket anlarında insanlar güvenlik endişesi ile insan haklarına yönelik kısıtlamalara ve uygulamalara hoşgörü ile bakmaktadır. Bu durumu bilen bazı çevreler bunu bilinçli ve planlı şekilde istismar etmektedir. Bu konuda da toplumun bilinçlendirilmesinde fayda vardır.
İnsanlar iyi örgütlenip tüketim tercihlerini yaparken aldıkları ürünü üreten firmanın insan haklarına saygılı olup olmadığını göz önünde bulundururlarsa bütün şirketleri bu hususta doğru davranmaya zorlarlar.
Yine insanlar, siyasal tercihlerini yaparken insan haklarını ve katılımcı demokrasiyi yaşam biçimi yapmış siyasetçilere oy verirlerse, insan haklarının ve sorumluluklarının bütün topluma mal edilmesi daha kolay olur.
Her türlü insan hakkı ihlalinde bütün toplumun organize bir şekilde tepki göstermesi ihlallerin azalmasını sağlayacaktır.
Burada yer alan “İnsan Hakları ve Sorumlulukları” daha da geliştirilerek Devlet, Şahıs, Şirket ve Kurum gözetmeksizin tüm dünyada tüm insanlığı kapsayacak şekilde uygulanmalıdır. En büyük insan hakları ihlalleri Yönetimdeki Siyasi Lider, Şirket ve Kurum yöneticisi gibi güçlü kişiler tarafından yapılmaktadır. Bunların takip edilip yargılanacağı ve istisnasız bütün ülkelerin kabul edeceği uluslararası hukuk ve yargı sistemi oluşturulmalıdır.
Burada ele aldığımız insan hakları ve sorumlulukları BM güvencesinde uygulanmalı ve uygulamayan ülkelere karşı bir yaptırım gücü olmalıdır. Bu çerçevede BM’nin bugünkü etkisiz yapısı da sorgulanmalı ve özellikle BM Güvenlik Konseyinin yapısı değiştirilerek dünya düzeninde hak ve adaleti tesis edebilecek ve bunu sürdürebilecek güç ve yeterliliğe kavuşturulmalıdır. Bu maksatla BM üye ülkelerinin katılımı ile NATO ya benzer, daimi bir “Barışı Koruma veya Barışı Sağlama Gücü” şeklinde bir askeri güç oluşturulmalıdır.
Bu belge günün şartlarına uygun hale getirilerek, sürekli güncel tutularak, yaşayan bir belge, adeta Dünya Anayasası haline getirilmelidir. Bu kapsamda tüm BM üye ülkelerinin bu anayasayı onaylama ve uygulama zorunluluğu getirilmeli ve bir bağlayıcılığı olmalıdır.
SON. Başa dön..
Yorumlar -
Yorum Yaz